Borsa denildiğinde akla ilk önce hisse senetleri, tahvil bono, döviz gibi finansal enstrümanların alım-satımlarının, diğer bir deyişle ticaretinin yapıldığı platformlar gelmektedir. Ancak ticaret kavramına bakıldığında, daha önceleri bu ürünlerden ziyade buğday, arpa gibi insanoğlunun temel ihtiyaçları olan ürünlerin alım-satımı yapılıyordu. Genel ifadeyle“mal” ya da “emtia” olarak adlandırılan bu ürünlerin alım-satımı, başlangıçta doğrudan yüz yüze fiziki ortamda yapılmaktaydı. Ancak zamanla yüksek arz ve talep, artan ürün çeşitliliği, tarafların vadeli olarak işlem yapmak istemesi, artan teknoloji gibi unsurların da katkısıyla bu işlemler daha organize şekilde yapılmaya başlanmış, borsalara taşınmıştır. “Emtia Borsası” olarak adlandırılan bu borsalarda, çok çeşitli ürünler işlem görmektedir. Ürünler, bazıfinansal borsaların alt piyasalarında işlem görebilirken,enerji gibi bazı ürünler ise bu konuda uzmanlaşmışb orsalarda yer almaktadır.

Spot piyasada anlık olarak alınıp-satılabilen emtialara dayalı kontratlar, türev ürün piyasalarının gelişmesi ile farklı bir boyuta geçmiş; hisse senedi, tahvil gibi finansal bir araç fonksiyonu da kazanmıştır. Spot piyasalarda ağırlıklı olarak fiziki teslimata dayalı kontratlar işlem görürken, türev piyasalarda kontratlara vade parametresi dahil edilmiştir. Bu piyasalarda, ileri tarihli fiziki teslimat ya da, genellikle yatırım veya fiyat değişimlerinden korunmak amacıyla kullanılan, nakit mutabakat esaslı emtialara dayalı türev ürünler işlem görmektedir.

Ürünlerin işlem gördüğü borsalara bakıldığında, ilgili ürün üzerinde yoğunlaşmış emtia borsaları ile karşılaşılmaktadır.Örneğin Kyoto Protokolü ile ayrı bir önem kazanan emisyon izni birimleri, ağırlıklı olarak karbon borsalarında veya bazı enerji borsalarında işlem görmektedir(Bknz: Sermaye Piyasasında Gündem, Haziran 2009; Ağustos 2009). Diğer taraftan bazı ürünler ise finansal ya datürev borsalarda, bu ürünler için ayrılmış özel piyasalarda alınıp satılmaktadır.

İşlem gören emtia ürünlerine bakıldığında ise çok geniş bir yelpaze söz konusudur. Tarımsal ürünler,hayvansal ürünler, orman ürünleri, ağır metaller, değerli metaller, enerji ürünleri (elektrik enerjisi, doğalgaz.vs), petrol ve türevleri, ham madde, kimyasal ürünler, emisyon ürünleri ve daha birçok ürün bu piyasalarda alınıp satılabilmektedir.

Vadeli İşlemler Sektörü Birliğinin (Futures IndustryAssociation-FIA) 69 borsadan topladığı, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi sayılarının derlendiği çalışmaya göre, 2008 yılında en fazla işlem, hisse senedi endekslerine dayalı türev ürünlerde yapılmıştır. Onu sırasıyla doğrudan hisse senedine ve, gerileyen işlem hacmine rağmen, faiz oranına dayalı ürünler takip etmektedir. Emtia olarak değerlendirilen tarımsal ürünler, enerji, değerli ve endüstriyel metaller ile diğer ürünlerin toplamı, tüm işlemlerin %11’ini oluşturmuştur.Dikkat çekici nokta ise bu emtia ürünlerini işlem hacimlerinin bir önceki yıla kıyasla daha hızlı artış göstermesidir.

Son yıllarda emtia fiyatlarındaki hızlı artış pek çok ekonomiyi olumlu ya da olumsuz etkilemiştir. IMF ürünlerin üreticileri ile alım-satım yapan gerçek ve tüzel kişilerin borsada işlem yapabilmesi için borsaya kayıtlı olması gerekmektedir. Bu borsalarda işlem gören ürünler arasında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, hayvan yemi olan küspe, bitkisel ve hayvansal gıda maddeleri, kuru meyveler, orman ürünleri, tekstil hammaddeleri ve canlı hayvanlar bulunmaktadır. Ticaret borsalarında sadece spot işlemler yapılmaktadır. Halihazırda TOBB’a kayıtlı 133 ticaret borsası bulunmaktadır.

2008 yılında ticaret borsalarında yapılan işlem hacimlerine bakıldığında en büyük işlem hacminin 10 milyarTL ile İstanbul Ticaret Borsasında yapıldığı görülmektedir. %14 paya sahip olan bu borsayı sırasıyla İzmir ve Adana Ticaret Borsaları takip etmektedir.

Temel Emtia Endeksleri, dünyadaki emtia fiyatlarının hareketleri hakkında genel bir bilgi vermektedir. Bu endeksler rapor kapsamında incelenecek olan borsalarda işlem gören ürünleri de içermektedir.

2001 yılından itibaren sürekli artış gösteren endeksler, 2008 yılının ilk yarısında gerilemeye başlamış,yaşanan küresel krizin de etkisiyle düşüş devam etmiştir.Diğer taraftan 2009 yılının başından itibaren ise endekslerde genel bir yükseliş başlamıştır.

Raporumuzun ilk kısmında, Türkiye özelinde emtia ürünlerinin alım-satımının yapıldığı borsalar incelendikten sonra, dünyanın farklı coğrafyalarında öndegelen emtia borsaları ile emtia ürünlerinin işlem gördüğü finansal ve türev borsaları incelenecektir.

Ülkemizde organize emtia borsası sayılabilecek ilk örnek İstanbul Altın Borsası’dır(İAB). 26 Temmuz 1995 tarihinde faaliyetlerine başlayan İAB’de altın, gümüş ve platin üzerine spot işlemlerin yapıldığı Kıymetli Madenler Piyasası ile ödünç ve sertifika işlemlerinin yapıldığı Kıymetli Madenler Ödünç Piyasası bulunmaktadır. İşlemler TL/kg, ABD doları/ons ve avro/ons cinsinden yapılmaktadır.(1 kg≈32,15 ons)

İstanbul Altın Borsasının işlem hacimlerine bakıldığında,işlemler ağırlıklı olarak altın üzerine yapılırken,platin işlemleri çok kısıtlı kalmıştır. Altın işlemleri yoğunlukla ABD doları/ons birimi üzerinden yapılmaktadır. Yapılan işlemlerin Türk lirası cinsinden değeri 2003 yılında 2,5 milyar TL iken, incelenen dönemler arasında en yüksek tutar 7 milyar TL ile 2008 yılında yaşanmıştır. 2009 sonunda işlemler neredeyse yarı yarıya azalmıştır. Gümüşte işlemler yoğunlukla TL/kg cinsinden yapılırken, 2009’da 383.000 kg’lık toplam işlem hacmi gerçekleşmiştir.

Ülkemizde emtiaların işlem görebildiği bir diğer organize borsa ise Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’dır(VOB). Şubat 2005 tarihi itibariyle işlemlerine başlayan borsada hisse senedi endeksleri, faiz oranı ile dövize dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin yanı sıra,bazı emtia ürünlerine dayalı vadeli işlem sözleşmeleri de bulunmaktadır. Emtia ürünleri arasında pamuk,buğday ve altına dayalı vadeli işlem sözleşmeleri bulunmaktadır. VOB’da işlemler yıllar itibariyle artan bir ilgiyle karşılanmış ve işlem hacimleri katlanarak artmıştır.Ancak emtialara dayalı vadeli işlemler, diğer finansal ürünlere kıyasla hayli kısıtlı kalmıştır.